Sıfat Fiilimsiyi Niteler Mi? Dilin Karmaşası Üzerine Cesur Bir Tartışma
Giriş: Dilin Oyunları ve Sıfat Fiilimsinin Gizemi
Dilin oyunlarıyla ne kadar haşır neşir olduğumuzu hepimiz az çok biliyoruz. Kelimeler, cümleler, dil bilgisi kuralları… Bazen bu kurallar bizimle dalga geçer gibi gelir. Mesela “Sıfat fiilimsiyi niteler mi?” sorusu da, kelime dağarcığındaki basit bir terimden daha fazlası. Bu, kelimeler arasında gezintiye çıktığınızda bir anda size çelme takmaya çalışan bir tuzak gibi!
Evet, ne demek istediğimi anlıyorsunuz: Dilin karmaşasında kaybolmamak için bazı şeylere net bir şekilde bakmak zorundayız. Bugün de, dilbilgisi dünyasının en kafa karıştırıcı sorularından birine dalacağım: Sıfat fiilimsiyi niteler mi?
Sıfat Fiilimsiyi Niteler Mi? – İlk Bakışta Karışık Bir Dünya
Daha önce sıfat fiilimi duyduğumuzda aklımıza ne gelir? Hemen “-en, -ecek, -miş” gibi biten kelimeler ve onların görevleri aklımıza gelir. Yani, bir fiil kökünden türeyip sıfat görevini üstlenen kelimelerdir. Peki, bu sıfat fiilimsiler, cümlede bir başka kelimeyi niteleyen bir sıfat gibi davranabilir mi? Sorunun özeti bu kadar basit aslında.
Şimdi, hadi gelin bu soruyu biraz açalım. Sıfat fiilimsiler bir yandan fiil kökenli sıfatlar oldukları için, nitelenen öğenin doğasını değiştirebilirler mi? Birçok dilbilimciye göre, bir sıfat fiilimi tam anlamıyla nitelenmiş kelimeyle ilişkili değildir. Yani, kendi başına, başka bir öğe tarafından nitelenmez. Bununla birlikte, bazı dilbilimciler sıfat fiilimsinin, sıfat görevine yakın bir biçimde kullanıldığı durumlar olduğunu savunuyorlar. İşte burada işler biraz karmaşıklaşmaya başlıyor. Bu kavramın derinliklerine inmeden önce, bir örnek üzerinden konuyu biraz daha açalım.
Sıfat Fiilimsinin Kullanımı: İyi Tarafları
Örnek cümlemiz: “Kitap okuyan çocuk.” Buradaki okuyan kelimesi bir sıfat fiildir ve çocuk kelimesini niteliyor. Yani, sıfat fiil, çocuk sözcüğünün özelliklerini ortaya koyuyor. Buradaki kullanım oldukça yaygın ve kabul edilen bir durum. Aslında bu kullanımda sıfat fiilimsinin amacı, fiilden türetilen sıfatın nitelendirdiği ismi tanımlamaktır.
İşte bu noktada sıfat fiilimsinin işlevini tam olarak yerine getirdiği ortada. Yani, sıfat fiilimsinin nitelenmiş öğeye etkisi açık. İşte tam bu noktada, dilin karmaşıklığı da açığa çıkıyor. Çünkü, dilbilgisel olarak bir kelimenin sıfat fiilimsinin gerçekten nitelenecek bir öğe olup olmayacağını sorgulamak daha derin bir konu.
Sıfat Fiilimsiyi Niteler Mi? – Zayıf Yönler ve Karmaşalar
Gelelim, bu sorunun tartışmalı kısmına. Hangi dilbilimciye sorarsanız sorun, “Sıfat fiilimsiyi niteler mi?” sorusu, kesin bir cevap vermek adına oldukça zorlayıcı bir soru olabilir. Çünkü, Türkçede sıfat fiilimsinin anlamı, bağlama göre değişkenlik gösterebilir.
Örneğin, “Gülümseyen yüz” cümlesinde gülümseyen kelimesi bir sıfat fiildir. Ancak burada, gülümseyen kelimesinin yüz kelimesini nitelendiğini söylemek zor. Çünkü burada sıfat fiil sadece yüzün durumunu, hissiyatını ifade eder. Yani, sıfat fiil imasında olan “gülümseyen” kelimesinin nitelenmiş bir öğe olarak görülemeyeceğini savunabiliriz.
Dil Bilgisi Ya da Yavaşça Unutulması Gereken Bir Kural?
Her dilbilgisel kuralı yaşamımızda sürekli uygulamıyoruz, bu yüzden dil bilgisi dünyasında sıkça başvurulan kuralların her zaman %100 geçerli olduğunu söylemek pek doğru olmayabilir. Hatta bazen bazı kurallar, dilin organik gelişimiyle o kadar geride kalıyor ki, kullanılmayan kuralları sorgulamadan geçebiliyoruz.
Sıfat fiilimsiyi niteliyor mu? Açıkçası bu soruyu bir köşe yazısı ile çözmek gerçekten zor. Bu konuda ne düşünüyoruz? Pek çok kişi, bu tür kuralların zamanla unutulup, konuşma dilinde belirli bir kurallılıkla biçimleneceğini düşünüyor. Ancak, Türkçenin hala sınırsız bir dilbilgisi potansiyeline sahip olduğunu da göz önünde bulundurursak, bu tür karmaşık sorulara nihai bir çözüm bulmak oldukça zor.
Soru: Hangi Kural Gerçekten Geçerli?
Sonuçta, sıfat fiilimsinin nitelenip niteleneceği konusu, dilin sınırlarını belirleyen bir soru olmaktan çok, kişisel bir bakış açısı meselesine dönüşüyor. Kimileri sıfat fiilimsinin her zaman net bir biçimde nitelenen bir öğe olmadığını savunur, kimileri ise bu kuralları gündelik dilde pek de önemsemez.
Dilin doğal evriminde kurallar değişebilir mi? Kim bilir, belki birkaç yıl içinde sıfat fiilimsinin bu nitelenme özelliği de tamamen unutulur. Gerçekten sıfat fiilimsinin nasıl çalıştığı, Türkçenin evrimini gösteren bir mihenk taşı olabilir mi? Ya da tamamen teknik bir meseleye sıkışmış bir soru mudur?
Bu soruya verdiğiniz cevap, dilbilgisi ve dilin içindeki değişim hakkında ne kadar açık fikirli olduğunuzu gösterebilir. O yüzden, sıfat fiilimsiyi niteler mi? sorusuna sadece dilbilgisi kitabı gibi bir bakış açısıyla yaklaşmak yerine, günlük dildeki esneklik ve değişim üzerine de düşünmek faydalı olacaktır.