Türkiye’de elektronik harp sistemi var mı? Görünmeyen cephelerin edebiyattaki yankısı Kelimeler, görünmeyeni görünür kılmanın en eski araçlarıdır. Bir şair, yalnızca bir ağacın gövdesini anlatmaz; onun içinde saklı zamanı, kırılmış dallarında biriken hatıraları ve sessizliğinin ardındaki hikâyeyi de anlatır. Bir romancı, yalnızca bir savaş sahnesi kurmaz; korkuyu, beklentiyi, insanın belirsizlik karşısındaki kırılganlığını ve iktidarın görünmeyen yüzlerini de metne taşır. Çünkü anlatılar, gerçekliğin yalnızca aynası değil, aynı zamanda onu yeniden biçimlendiren yaratıcı alanlardır. Elektronik harp de tam bu noktada edebiyatın ilgisini çekebilecek güçlü bir metafor alanı oluşturur. Görünmeyen dalgalar, sessiz müdahaleler, bilgi akışının kontrolü ve teknolojinin insan hayatındaki etkisi; modern çağın destanlarında,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kuruyan Çiçeklerle Ne Yapılır? Bir Vazodan Kalan Hatıraların Hikâyesi Sevgili Fnw ziyaretçileri, bugün “Kuruyan ciceklerle ne yapılır” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Bazı şeylerin ömrü kısa olur ama bıraktığı his çok uzun sürer. Bunu en iyi, odamın köşesinde duran eski cam vazoya baktığım zaman anlıyorum. Kayseri’de, küçük odamın penceresinden Erciyes’in siluetini izlediğim bir akşam, o vazodaki kurumuş çiçeklerin aslında sadece solmuş dallar olmadığını fark ettim. Onlar benim için geçmişten kalan küçük mektuplar gibiydi. 25 yaşındayım ve yıllardır günlük tutuyorum. Bazen bir günün bütün ayrıntılarını, bazen sadece tek bir cümleyi yazıyorum. Çünkü bazı duyguların unutulmasından korkuyorum. Mutluluk, kırgınlık, heyecan, hayal kırıklığı……
Yorum BırakÖğrenmenin dönüştürücü gücünü düşündüğümde, bir dönemin toplumsal ve ekonomik yapısını incelemek bana —bugüne ışık tutan— bir aynadır; hem geçmişin insanlarına hem de kendi öğrenme yolculuğumuza dair. Câhiliye Dönemi’nde insanların nasıl geçindiklerini, bu ekonomik gerçekliğin eğitim, sosyal yapı ve bilgi aktarımıyla nasıl iç içe olduğunu düşündükçe; bugün eğitimde kullandığımız yaklaşımların, aslında ne kadar derin toplumsal kökleri olabileceğini görüyorum. Aşağıda bu tarihsel bağlamı, pedagojik bir bakışla —öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknoloji ve toplumsal boyutları dikkate alarak— analiz ediyorum. Câhiliye’de Geçim Kaynakları: Temel Ekonomik Faaliyetler Nomadik Hayvancılık ve Göçebe Yaşam Câhiliye Araplarının en yaygın geçim kaynağı, göçebe hayvancılıktı. :contentReference[oaicite:1]{index=1}. Arap Yarımadası’nın kurak ve…
Yorum BırakAvcılar Ne Kadar Para Kazanıyor? Gelir, Doğa ve İnsan Arzusunun Felsefi Bir İncelemesi Bir ormanın sessizliğinde bekleyen bir insanı düşünelim. Elinde bir araç, gözlerinde dikkat, zihninde ise binlerce yıllık bir sorunun yankısı vardır: “Bir canlıyı takip etmek, onu öldürmek veya ondan geçimini sağlamak insanı doğanın efendisi mi yapar, yoksa doğayla kurduğu ilişkinin sorumlusu mu?” Bu sorunun cevabı yalnızca ekonomik bir hesapta mı saklıdır? “Avcılar ne kadar para kazanıyor?” sorusu ilk bakışta maaş, gelir ve meslek istatistikleriyle cevaplanabilecek basit bir soru gibi görünür. Ancak bu sorunun altında insanın doğayla ilişkisi, emeğin değeri, bilginin güvenilirliği ve ahlaki sorumluluk gibi çok daha derin…
Yorum BırakFnw takipçilerine özel bu yazı, 690 nolu hesap nedir ve nasıl kullanılır konusunda ayrıntılı bilgi arayanlar için hazırlandı. 632 Yılında Muhammed’e Ne Oldu? Psikolojik Bir Mercekten Tarih, İnsan Zihni ve Toplumsal Dönüşüm İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamaya çalışırken, tarihteki büyük dönüm noktalarının yalnızca siyasi veya dini olaylar olmadığını fark ediyorum. Bazı anlar vardır ki, bir kişinin yaşamındaki değişim ya da ölümü milyonlarca insanın düşünce biçimini, duygusal dünyasını ve toplumsal ilişkilerini etkiler. Bu nedenle tarihsel olaylara yalnızca kronolojik gelişmeler olarak değil, aynı zamanda insan psikolojisinin laboratuvarı gibi bakmayı ilginç buluyorum. 632 yılı, İslam tarihi açısından böyle bir dönüm…
Yorum BırakKelimenin Kaynağında Gerilim: Anlatının Görünmez Çatlakları Hoş geldiniz! Fnw olarak Kaynak teli kaç derecede erir ile ilgili en çok merak edilen ayrıntıları paylaşıyoruz. İnsanlık, en eski çağlardan bu yana dünyayı yalnızca görmekle yetinmedi; onu anlamlandırmak, yeniden kurmak ve dönüştürmek için kelimelere başvurdu. Kelime, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir gerilim alanı, bir çatışma yüzeyi ve bazen de görünmez bir kırılma çizgisidir. Tam da bu noktada “kaynakta sıcak çatlak nedir” sorusu, teknik bir tanımın ötesine geçerek edebiyatın kalbine yerleşir. Çünkü her metin, tıpkı bir kaynak birleşimi gibi, farklı parçaların bir araya gelmesiyle oluşur; bu birleşimdeki en küçük uyumsuzluk bile…
Yorum Bırakİzmir’de Bir Kafede Başlayan Büyük Soru: Kavram üni özel mi? İzmir’de Konak tarafında, denize karşı oturmuşum. Masada soğumuş filtre kahve, kafamda ise yine o klasik genç yetişkin düşünce sarmalı: “Ben ne yapıyorum hayatta?” Tam o sırada arkadaşım mesaj atıyor: — “Kanka Kavram üni özel mi?” Beynim bir anda Windows 98 gibi donuyor. Çünkü bu soru basit gibi duruyor ama aslında içinde akademik kaygı, hayat planı, ekonomik gerçekler ve biraz da Google geçmişi saklı. Ve evet, cevap kısa: Kavram Üniversitesi özel bir üniversitedir. Ama mesele sadece bu kadar değil. Çünkü “Kavram üni özel mi?” sorusu Türkiye’de aslında bir coğrafya sorusu değil,…
Yorum BırakFnw ekibi olarak 28 Ekim’de kuyumcular açık mı konusunda size net ve faydalı bir içerik sunmaya çalıştık. 28 Ekim’de Kuyumcular Açık mı? Öğrenme, Kültür ve Günlük Hayatın Pedagojik Okuması Fnw ailesine selam! Bugün gündemimizde 28 Ekim’de kuyumcular açık mı var ve detaylara birlikte bakıyoruz. Günlük Bir Soru, Derin Bir Öğrenme Alanı Bir şehirde 28 Ekim sabahı sorulan basit bir soru vardır: “Kuyumcular açık mı?” Bu soru ilk bakışta yalnızca pratik bir bilgi arayışı gibi görünür. Ancak daha yakından bakıldığında, zamanın toplumsal örgütlenişi, ekonomik alışkanlıklar, kültürel ritüeller ve öğrenmenin doğasıyla ilgili çok katmanlı bir anlam alanı açılır. Türkiye’de 29 Ekim Cumhuriyet…
Yorum BırakPanelist Olmaya Hazırlanmak: Küresel ve Yerel Perspektif Merhaba! Son zamanlarda ben de kendimi “acaba bir panelde konuşabilir miyim?” sorusunun içinde buldum ve araştırırken fark ettim ki panelist olmak, sandığımız kadar sadece sahnede konuşmakla sınırlı değil. Hem Türkiye’de hem de dünyada bu işin incelikleri var ve hazırlık süreci kültürden kültüre değişebiliyor. Bu yazıda, size hem kendi deneyimlerimden hem de gözlemlerimden yola çıkarak “How to prepare for being a panelist?” sorusunun yanıtlarını paylaşacağım. Panelin Amacını ve Kitlesini Anlamak Her şeyden önce, panelin amacı ve hedef kitlesi konusunda net olmak gerekiyor. Türkiye’de genellikle paneller daha resmi bir havada geçiyor; salon genellikle akademisyenler, iş…
Yorum BırakAlemi Bekaya İrtihali Ne Demek? Bir Cümlenin İçime Yerleştiği Gece Kayseri’de yaşayan biriyseniz, özellikle de eski mahallelerde büyüdüyseniz, ölüm haberleri hep aynı cümleyle duyurulur. Cami hoparlöründen ağır ağır yükselen o ses hâlâ çocukluğumun içinde yankılanır: “Mahalle sakinlerinden Ahmet oğlu Mehmet’in alemi bekaya irtihali…” Küçükken bu cümleyi hiç anlamazdım. Hatta dürüst olayım, korkardım. Çünkü bana göre “alem”, karanlık bir yerdi. “İrtihal” ise sanki geri dönüşü olmayan çok uzun bir yolculuktu. O yüzden biri bu cümleyi söylediğinde içim daralır, annemin yanına sokulurdum. Şimdi 25 yaşındayım. Hâlâ Kayseri’deyim. Hâlâ geceleri günlük yazıyorum. Ama artık o cümlenin ne demek olduğunu biliyorum. “Alemi bekaya irtihal…
Yorum Bırak