İçeriğe geç

Çanakkale Savaşı’nın kahramanı kimdir ?

Çanakkale Savaşı’nın Kahramanı Kimdir?

Tarihi Bir Dönemeç: Neden “Bir Kahraman” Sorusu?

1915‑1916 yıllarında cereyan eden Çanakkale Savaşı (ya da Uluslararası literatürde Gallipoli Campaign), yalnızca askeri bir çatışma değil; aynı zamanda bir milletin kaderini, kimliğini ve bağımsızlık arzusunu şekillendiren toplumsal bir kırılma noktasıydı. ([Encyclopedia Britannica][1])

Bu yüzden “Çanakkale’nin kahramanı kimdir?” sorusu, tek bir isimle sınırlandırılamayacak kadar derin ve çok katmanlıdır. Çünkü bu savaş, binlerce bireyin ortak emeği, fedakârlığı ve direnişiyle kazanılmıştır. Ancak yine de tarihsel hafızada öne çıkan isimler ve semboller vardır — bu yazıda, hem bu sembolik figürleri hem de akademik tartışmaları birlikte ele alacağım.

Öne Çıkan Figürler: Liderlik ve Sembolizm

Mustafa Kemal Atatürk

Çanakkale Savaşı’nın en tanınan simalarından biri hiç kuşkusuz Atatürk’tür. 19. Tümen Komutanı olarak düşmanın nereden çıkarma yapacağını doğru tahmin etmiş, 25 Nisan 1915’te başlayan taarruza karşı başarıyla savunma hattını korumuştur. ([Vikipedi][2])

Onun liderliği, askeri dehası ve kararlılığı, yalnızca bu savaşın değil; daha sonra kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin de ideallerini şekillendirmiştir. Bu yönüyle Atatürk, hem savaşı yöneten komutan hem de ulus inşa sürecinin ideolojik kurucusu olarak “kahraman” kavramının ilk akla gelen adıdır.

Seyit Onbaşı ve Sıradan Askerlerin Kahramanlığı

Ancak kahramanlık yalnızca üst düzey komutanlarla sınırlı değil. Siperin ortasında, cephanesi tükenmiş tabyalar, topçu birlikleri, sivil gönüllüler… İşte gerçek “toprak savunucuları” onları temsil eder. Özellikle Seyit Onbaşı’nın öyküsü, bu kolektif direnişin simgelerindendir. 276 kilogramlık top mermisini tek başına kaldırıp topa yerleştirdiği, ardından düşman zırhlısını vurduğu anlatılan o dramatik an — hem fiziksel güç hem de moral zafer anlamı taşımaktadır. ([iyihisset.com][3])

Bu tip figürler, sıradan bir askerin ya da “İsimsiz Mehmetçik”in, savaşın akışını ve toplumsal ruhu nasıl etkilediğini gösterir. Yani Çanakkale kahramanlığının temeli; komutandan er’e, bilinen ve bilinmeyen herkese uzanır.

Akademik Tartışmalar: Tek Kahraman mı? Kolektif Zafer mi?

Tarihçiler ve sosyal bilimciler, Çanakkale’ye dair çalışmalarda genellikle iki yaklaşım benimser:
– Birinci yaklaşım, Çanakkale’yi ulusal bir destan ve mazisi parlak bir zafer olarak görür; bu yüzden Atatürk gibi simgesel isimleri ön plana çıkarır.
– İkinci yaklaşım ise savaşı — “toplu direniş, kolektif fedakârlık ve anonim kahramanlıklar mozaiği” olarak yorumlar. Bu bakış açısında asıl vurgulanan, binlerce “ismi unutulmuş”, cephede yaşamını yitirmiş, yaralanmış ya da yaşamaya uğraşmış sıradan askerlerdir.

Bu iki yaklaşım arasındaki gerilim, “kahramanlık” kavramının ne anlama geldiğine — bireysel liderlik mi, yoksa toplumsal kolektif eylem midir — bağlı olarak değişir.

Ek olarak, bazı tarihçiler savaşın asıl kahramanlarının yalnızca savaşanlar değil, cephe gerisinde lojistik, tıbbi destek veren, savaş malzemelerini temin eden, haberleşmeyi sağlayan herkes olduğunu savunur. Bu bakış “savaşın görünmeyen kahramanlarını” görünür kılmaya çalışır.

Neden Birden Fazlası? Kahramanlık Çok Katmanlıdır

Çanakkale Savaşı’nı tek bir kişiye indirgemek, hem tarihin hem de kolektif hafızanın dinamiklerini yoksaymak anlamına gelir. Çünkü zafer; coğrafyanın zorluğu, düşmanın planı, askerlerin cesareti, siperlerdeki kararlılık, komutanların stratejileri ve insan iradesinin bir bileşkesidir.
– Atatürk gibi komutanlar, stratejiyle savaşı kazandı.
– Seyit Onbaşı gibi sıradan askerler, moral ve direniş sembollerini temsil etti.
– İsimsiz binler, cephelerin bel kemiğini oluşturdu.

Bu yüzden, Çanakkale Savaşı’nın kahramanı diye sorulduğunda — cevabın “tek bir kişi değil, kolektif bir hafıza ve ortak bir fedakârlık mirası” olduğunu söylemek mümkündür.

Sonuç: Kahramanlık Anlatısını Yeniden Düşünmek

Çanakkale Savaşı’nın kahramanı kimdir?

Eğer “kahramanlık” derken liderliği, stratejiyi ve tarihi yön veren kişileri kastediyorsak — Atatürk öne çıkar.

Ama eğer “kahramanlık” derken kan, ter, ölüm ve yaşamla yüz yüze gelmiş sıradan insanları kastediyorsak — o zaman bu savaşın kahramanı, kimliği belirsiz, adı unutulmuş nice Mehmetçik’tir.

Belki de en doğru cevap: Çanakkale’nin kahramanı, tarih sahnesinde sayfalar kadar çok; cephede, siperlerde, tabyalarda, geride umut bekleyen evlerde yaşayan herkes.

Siz siz olun, bir sonraki 18 Mart’ta ya da bir anma töreninde gözlerinizi sadece büyük isimlere dikmeyin. Sessiz mezar taşlarına, isimsiz Mehmetçiklere, cephede ve cephe gerisinde mücadele vermiş “bilinmeyen kahramanlara” değin — çünkü aslında zafer, onlarla yazıldı.

[1]: “Gallipoli Campaign | Summary, Map, Casualties, Significance, & Facts …”

[2]: “Mustafa Kemal Atatürk”

[3]: “Çanakkale Zaferi ile Adını Tarihe Altın Harflerle Yazdıran 5 Kahraman”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet mobil girişilbet giriş adresiwww.betexper.xyz/